Müşteri Segmentasyonuna Baktığımızda Herkese Hitap Eden Ürünler Üretiyoruz.

tüm haberler
FİRMA YÖNETİMİMİZDE UZUN VADELİ STRATEJİK PLANLARA ÖNEM GÖSTERİYORUZ. BUNUN YANINDA ÜRÜN GAMIMIZIN GENİŞ OLMASINI TASARIMA VERDİĞİMİZ ÖNEME BAĞLAYABİLİRİZ. ÇALIŞMALARIMIZI BÜNYEMİZDE YER ALAN TASARIMCI ARKADAŞLARIMIZLA GERÇEKLEŞTİRİRKEN, ÜNİVERSİTELERİN BU ALANLA İLGİLİ OLAN BÖLÜMLERİNDEN ÖĞRENCİLERE ULAŞMAK ADINA GÖRÜŞMELER YAPIYORUZ. BU BİZİM GELECEĞE YÖNELİK ÇÖZÜM ARAYIŞLARIMIZDAN BİRİ.

Sohbetimize firmanızı tanımakla başlayalım. Bize kısaca Yüksel Seramik’i anlatır mısınız?
Yüksel Seramik olarak ilk üretimimize 1997 yılında başladık. Şu anda Mutluhan Holding bünyesinde faaliyet gösteriyoruz. Merkezimiz İstanbul Kartal’da ama üretim noktamız Aydın Söke’dedir. Yaklaşık 3 milyon m2 civarında üretim kapasitesiyle kurulan firmamız, bugün 16 milyon m2 üretim kapasitesine sahip. Hem yurt içi hem de yurt dışında faaliyet gösteriyoruz. Özellikle son yıllarda Kanada, Orta Amerika ve Körfez ülkelerinde yoğun satışlarımız bulunuyor. Bunun yanında Avrupa da Yüksel Seramik’in faal olduğu noktalardan biri. Türkiye içinde yaklaşık 140’a yakın noktada bayimiz bulunuyor ve İstanbul, Kuşadası, Söke, Didim olmak üzere 4 ayrı noktada showroomlarımız var. Bir showroomu da gelecek senenin ilk çeyreğinde açmayı planlıyoruz. Burası ürünlerimizden %80’ini sergileyeceğimiz bir tanıtım showroomu olacak.

Çalışma stratejiniz ve hedef kitleniz nedir?
Hem ihracatçı olup hem de Türkiye içinde faaliyet gösteren bir firma olduğumuz için hedef kitlemiz oldukça geniş. Herkese ulaşabilecek bir ürün portföyüne sahibiz. İhracatçı bir firmanın tek bir yönde ilerlemesi mümkün değildir. Çünkü farklı kıtalarda faaliyet gösteriyorsunuz ve bu kıtalar birbirinden ayrı kültürlere sahip. Dolayısıyla bugün Afrika’ya sattığımız bir ürünü Kuzey Avrupa’ya satmamız neredeyse imkânsız. O yüzden müşteri segmentasyonuna baktığımızda herkese hitap eden ürünler üretiyoruz. Firma yönetimimizde uzun vadeli stratejik planlara önem gösteriyoruz. Bunun yanında ürün gamımızın geniş olmasını tasarıma verdiğimiz öneme bağlayabiliriz. Çalışmalarımızı bünyemizde yer alan tasarımcı arkadaşlarımızla gerçekleştirirken, üniversitelerin bu alanla ilgili olan bölümlerinden öğrencilere ulaşmak adına görüşmeler yapıyoruz. Bu bizim geleceğe yönelik çözüm arayışlarımızdan biri. Aynı zamanda iş tecrübesi anlamında bizim için yeterli olmadığını düşündüğümüz tasarımcılarımızı İtalya’da çalıştığımız grafik firmalarına yönlendiriyor ve onların kendilerini geliştirmelerini, farklı kültürlerde aldıkları eğitimle bakış açılarını genişletmelerini sağlıyoruz. Tasarımcı arkadaşlarımızla sektör içinden ve hatta dışından önemli fuarlara katılmaya dikkat ediyoruz. Katıldığımız her fuar için özel ürünler tasarlıyoruz. Yenilikçi olmak zorunda olduğumuzun farkındayız çünkü sektör bunu gerektiriyor. Dünya ve moda sürekli bir değişim içinde.

Fuarlara katıldığınızı söylediniz, fuarları genel anlamda ve kendi açınızdan değerlendirir misiniz?
Fuarlar yeni ürünlerimizi sergileyebilmemiz açısından bizim için çok önemli. En önemlilerinden biri de Cersaie Fuarı, çünkü sektörde lider ülkelerden birinde yapılıyor. İtalya bugün seramik sektöründe gerçekten lider konumda. Dolayısıyla bu fuar dünyanın her yerinden alanla ilgilenen insanları çekiyor. Biz de bu fuara senelerdir katılıyoruz ve her defasında yaklaşık 4-5 ay önceden hazırlanmaya başlıyoruz. Yüksel Seramik olarak Cersaie’ye bu yıl çok fazla yeni ürünle katılıyoruz. Şu an trend doğal taş görünümlü ürünler. Bizim de fuarda sergileyeceğimiz yaklaşık 6 yeni ürün, tamamen doğadan birebir alınmış ve porselen üzerine uygulanmış ürünler. Haricinde fuara özel hazırladığımız 4 farklı ahşap görünümlü ürünümüz var. Islak mekân ürünlerimiz olacak. Yani yaklaşık 20’ye yakın yeni ürünle fuara gidiyoruz. Önem verdiğimiz diğer bir fuar da Unicera. 2016 Unicera’ya da hazırlıklar başladı. Cersaie’de sergileyeceğimiz ürünlerin bir kısmını Unicera’da da sergileyeceğiz. Bu fuara özel yer-duvar ürünleri, porselen ürünlerimiz olacak. Hemen sonra da Şikago’ya Converings Fuarı’na gidiyoruz. Bu da çok önemli bir fuardır bizim için, çünkü Amerika bugün 250-300 milyon m2 seramik ithalatı yapan bir ülke. Bu fuara, o kıtaya özel gördüğümüz için çok değer veriyoruz. Bu 3 fuar Yüksel Seramik’in olmazsa olmazı. Bunların haricinde dünya çapında ufak fuarlara da katılıyoruz.

Yüksel Seramik açısından 2014 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yüksel Seramik olarak biz 2008 yılında iç pazara biraz daha yüzümüzü çevirdik. Bu dönüşü yaparken marka bilinirliğimizin düşük olduğunu göz önünde bulundurarak belli stratejiler geliştirdik. Bunlardan biri kısa sürede ismimizin duyulacağı noktaları belirlemek oldu ve yapı-marketler ile çalışmaya karar verdik. Koçtaş, Bauhaus, Tekzen gibi yapı-marketler müteahhitin, mimarın, ev hanımının ve hatta öğrencinin bile bir şekilde içinde bulunduğu satış noktaları. Şu an ülkemizde var olan yapı-marketlerin neredeyse hepsiyle çalışıyoruz. Haricinde bayileşme çalışmaları yaptık. İlk olarak her ile bir bayi açtık daha sonra büyük illerde bulunan bayi sayımızı arttırdık. Bayiliklerimizi seçerken de bölgeye, bölgenin ihtiyacına, herhangi bir sorun karşısında ismimizin kötü alınmamasına dikkat ettik. 2014’e baktığımızda bu yıl bizim en başarılı olduğumuz senedir. Bayiliklerimizi arttırdık. Yurt dışı ihracat noktalarımızı arttırdık, satış rakamlarımızı arttırdık. Bunun yanında ürettiğimiz ürünü de stoklamadık, ürettiğimiz her ürünü sattık.

Bu yıl, yurt içindeki piyasalarda bir durgunluk var. Uluslararası firmaların da bu anlamda çekinceleri oluyor. Sizin için 2015’in ilk yarısı nasıl geçti?
Biz 2014 yılında rekorlar kırmamıza rağmen 2015 yılı gelirken belli kaygılarımız oldu. Özellikle seçimin gelmesi piyasadaki durgunluğu daha da etkiledi. Ülkemizde seçim, gerçekten piyasaları zora sokan bir durum çünkü neredeyse hayat duruyor, herkes bir bekleyiş içine giriyor, alım-satım üretim yavaşlıyor. Dolayısıyla 2015’in ilk çeyreği birçok büyük firma için olduğu gibi bizim için de sıkıntılı geçti. Şöyle düşünmek lazım, biz yalnızca yurt içindeki hammaddeleri kullanmıyoruz. Yurt dışından da hammadde getiriyoruz ve piyasalardaki bu durgunluk hatta Dolar ve Euro’nun bu denli yükselmesi bizi zorluyor. Bu dünya çapında da olumlu ve olumsuz etkiler yaratıyor. Haliyle işletmeler de etkileniyor ve alım yapmak zorlaşıyor. Bugün dünya çapında bir kriz dönemi var. Hatta yurt dışında yaşanan hafif rüzgar burada fırtına oluyor. Kısa vadede sorun olmayabilir ama uzun vadede çok acı bir şekilde zarar veriyor. Gelişmiş ülkelerdeki rakiplerimiz hızla ilerlerken biz yerimizde sayıyoruz. Dolayısıyla 2015’ten beklentimiz çok yüksek değil. Önümüzdeki analizler 2015’in bu şekilde kapanacağını gösteriyor 2016 da çok iç açıcı görünmese de umarım daha iyi olur.

Yüksel Seramik bir Mutluhan Holding kuruluşudur.
facebookfacebookfacebookinstagram