2014 yılında yüzde 50 büyüdü

tüm haberler

Yenilikçi çalışmalarıyla göz dolduran Yüksel Seramik, geçtiğimiz yılı başarı grafiğini yükselterek kapattı. Marka, yüzde 50 büyüyerek başarısını hem yurt içinde hem de yurt dışında pekiştirdi.

Seramik sektöründe kısa zamanda yakaladığı başarıyla isminden söz ettiren Yüksel Seramik’in başarısının arkasında aldığı doğru kararlarla Mutluhan Holding’i zirveye çıkartan Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Mutlu yer alıyor. Başarının hedef ile birlikte geldiğinin altını çizen Mutlu, faaliyet gösterdiği sektörler arasında üretici ve sanayici konumunda olduğu için seramik sektörünün kendisini çok heyecanlandırdığını açıklıyor.

Mutluhan Holding, inşaat sektöründen otomotiv sektörüne kadar birçok farklı alanda faaliyet gösteriyor. Birden fazla iş kolunu başarılı bir şekilde yönetebilmeyi neye borçlusunuz?
Mutluhan Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak Holdingimize bağlı 11 firmanın kurucusuyum. Bu başarının öyküsünün nereden geldiğini şöyle belirtebilirim. Başarı hedef ile birlikte gelir. Başarı, ihmal etmeden hedeflere yürümekten baş- lar. İhmal etmediğiniz zaman hedefe giderken mutlaka önünüze belli fırsatlar çıkar. Fırsatları değerlendirdi- ğinizde hedefe ulaşırsınız. Bu sizin başarınız ve kariyeriniz oluyor. Bu sene Yüksel Seramik ile sektörde en iyi çıkış yapan marka ödülünü aldık. Yüksel Seramik 2014 yılında yüzde 50 büyüdü. Bu büyümemiz hem kapasite hem kalite hem de ciro alanında gerçekleşti. Bu yıl da hem kapasite hem kalite hem de ciro olarak yüzde 50 büyümeyi hedefliyoruz.

Peki bu yüzde 50 büyüme hedefi doğrultusunda sektörde hangi hamlelerde bulunacaksınız?
Ürün ve ebat büyüklüğü, ürün de- ğerinin yani fiyatın yükseltilmesi ile kapasite artırımı, geçtiğimiz yıl hedeflendi ve projelerin onayı gerçekleştirildi. Şimdi ise söz konusu projelerin montajı başlamış bulunuyor. Bu yılın üçüncü ya da dördüncü aylarda verimliğini alacağız. Bu verimlilikle birlikte ciro artırımını yapmış olacağız.

Kalamış’taki yeni showroom çalışmanız hakkında bilgi verir misiniz?
Kalamış bölgesindeki mimarlarımıza ve Yüksel Seramik dostlarımıza daha yakın bir hizmet vermek amacıyla bu showroom çalışmamızı hayata geçireceğiz. Şuanda Fenerbahçe’deki dostlarım Kartal’a geliyor. Metro gibi toplu taşıma araçlarıyla kolaylık sağlansa da İstanbul’un belli bölgelerinde trafik sıkıntısı nedeniyle ulaşım çok fazla kolay olmuyor. Bu sebeple dostlarımızı yormak yerine Yüksel Seramik olarak dostlarımızın yakınına gitmeyi amaçladık. Hem dostlarımız hem mimarlarımız hem de çevredeki insanlarımıza hizmet götürmeyi hedefledik. Kalitemizi daha yaklaştırarak onlarla birleştirmek istedik. 

2015 yılında hangi yeni serileriniz ile hedef kitlenizin karşısına çıkacaksınız?
2015 serilerimizin hepsi yapılmış fabrikamızda hazır bulunuyor. Yakın zamanda gerçekleşecek olunan UNICERA Fuarı’nda bu yeni serilerimiz görücüye çıkacak. Fuarda yer alacak tüm serilerimiz yeni serilerden oluşacak. Bu seriler içerisinde mermer seriler, parlak desenliler gibi farklı çalışmalar bulunuyor Ayrıca büyük ve küçük olmak üzere farklı ebatlı ürünlerimizde var. Küçük ebat artık 25’e 50 oluyor. 30’a 90’a kadar çıkan ürünlerimizi bu fuarda sergileyeceğiz.

Kendi enerjinizi kendiniz üretmeye yönelik bir çalışmanız bulunuyor.Bu çalışmanızdan bahseder misiniz?
Seramik sektöründe temiz enerji çok önemli. Temiz enerjiden kastım havadan enerjiyi aldığınızda bir kuşun tele vurması dahi bizi etkiliyor. Temiz enerjiyi kendimiz ürettiğimizde herhangi bir dalgalanma veya yağmur gibi hava koşullarından etkilenilmemiş
olunuyor. Böylelikle temiz enerjiyi almış oluyorsunuz. Bu kojenerasyon üretilen elektrik temiz olduğu gibi ekonomiye de katkıda bulunmuş oluyoruz. Sektörde en önemli gider olan doğalgaz sprey direklerden yanıyor. Sprey direklerden yanan gazdan hem elektrik üreteceğiz hem de buradan çıkan gazı tekrar sprey direklerden yakacağız. Dolayısıyla sprey direyden üretimimizin giderini önlemiş olacağız. Tamamen kojenerasyon karşılamış olacak. Bu proje ile hem ekonomimize katkıda bulunmuş olacağız hem de yapmış olduğumuz yatırımın karşılığı olacak. Dolayısıyla firmamıza ve Türk sanayisine çok destek sağlamış olacağız.

Ülkemizde lojistik maliyetlerinin yüksek olması sizi nasıl etkiliyor?
Hükümetimizin desteklediği bir taşımacılıkla ilgili Ulaştırma Bakanlığının büyük bir çalışması var. Bizim de bununla ilgili müracaatlarımız bulunuyor. Fabrikamızın önünden geçecek olan hattan trenle dünyanın her yerine ulaşabileceğimiz yere, hem yurt içi pazarında hem de belli ülkelere bağlantılı olan tren hattı ile oradan demir yoluyla sevkiyat yapmış olacağız.

Dış pazarda güçlü olan isimler arasında yer alıyorsunuz. İhracat pazarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Satışımızın yüzde 35’ini ihracat oluşturuyor. Şu anda 80 ülkeye ürünlerimizin ihracatını yapıyoruz. Bu ülkeler arasında Amerika, Kanada, Türki Cumhuriyetleri, Avrupa, Filistin, İsrail gibi ülkeler yer alıyor. Tüm kıtalara ihracat yapıyoruz.

Son yıllarda seramik sektörü Kuzey Afrika gibi yeni ülkelere yönelmiş bulunuyor. Yüksel Seramik yeni pazarlara girmeyi hedefliyor mu?
Tabi, yeni ülkelere girmeyi istiyoruz. Biliyorsunuz ki Arap Baharı ile birlikte her gün yeni bir bölge kapandı. Bu bölgelere gönderdiğimiz ürünleri başka bölgeye yönlendirmemiz için alternatif bir bölge her zaman aramaktayız. Hükümetimizin bize önderlik yaptığı farklı pazarlar önü- müzü açıyor. Cumhurbaşkanımı- zın, başkanımızın ve bakanımızın yurt dışı gezilerine katılarak birebir görüşmelerde çok iyi pazarlar elde ediyoruz. Burada yaptığımız ziyaretlerde karşılıklı o bölgenin sektördeki yetkilisiyle birebir yapılan görüşmeleriyle iyi bağlantılar kuruyoruz.

Faaliyet gösterdiğiniz sektörler arasında en çok hangi sektör sizi heyecanlandırıyor?
Doğrusunu söylemek gerekirse faaliyet gösterdiğim sektörler arasında üretici ve sanayici konumunda olduğum için seramik sektörü beni heyecanlandırıyor. Nitekim daha çok bu alana yönelmiş bulunuyorum. Ana şirketim şu anda bu. Tabi ki üvey evlat olmadığı gibi üvey şirkette olmaz. Şirketlerimizin hepsi karlıdır. Hepsi karlı durumunda olmak zorunda. Bir yönetici olarak ben zararı kabul etmiyorum. Bir şirket eğer zarar ediyorsa orda mutlaka hata vardır. Çalışmalarımda hata yapmamaya çalışıyorum. Hata ihmalden gelir ve ihmal hiç benim tarzım değildir. Eğer yapılan işte bir ihmal var ise mutlaka anında iyileş- tirme yaparım. Şuanda beni en çok seramik sektörü ilgilendiriyor. Dolayısıyla heyecanım da en çok bu sektörde. Neticede doğadan bir değer kazandırıyorsunuz ve bu çok farklı bir şey. Fabrikada seramiğin bantlardan aktığı zamanki manzarası bana çok büyük bir keyif veriyor. Paketlemedeki sesler her vurduğunda farklı bir duygu yaşattırıyor. 

Türkiye’nin seramik sektöründe Avrupa’da birinci, dünyada ise 4. sırada yer aldığı görülüyor. Sektörün dış pazar gücünü artırmak ve markalaştırmak adına hangi adımlar atılmalı?
Ben aynı zamanda sektörün hem derneğinde hem de federasyonunda ikinci başkanı olarak görevliyim. Seramik sektörünü siz Avrupa’da birinci diyorsunuz ben dünyada birinci olduğumuzdan daha evvel birçok kitle iletişim aracında bahsetmiştim. Bir yarışmada olabiliriz. Nasıl ki döviz kurları yükselip düşüyorsa şu anda İtalya, Brezilya ve Türkiye olmak üzer üç ülke arasında dalgalanma yaşanıyor. Tabii dünya kadar üretim yapan Çin’i ayırmak zorundayız. Çin’i zaten dünyaya katmıyoruz, o ayrı bir devlet. Dolaysıyla Türk seramiğin dünya lideri olacağını üç sene önce söyledim. Şimdi de aynı şekilde bunu söylüyorum. Son yıllarda Türk seramik sektörü çok yol kat etti. Türk seramiğine emek veren yö- neticilerimize, sanatçılarımıza, tasarımcılarımıza ve üreticilerimize çok teşekkür ediyorum. Ancak Türk seramik yaratıcıları, bu teknolojiyi satın alanlar. Dolaysıyla sektör olarak teknolojiye önem veriyoruz. Türk seramik sektöründeki teknolojinin, İtalya’da üretim yapan bir fabrikanın aynı kategorisindeki teknolojisinden hiçbir eksiğinin olmadığını söyleyebilirim. Nitekim dekor yapan plotter makine dahi dünyada yalnızca altı tane iken biri Yüksel Seramik’te idi. Dolayısıyla teknolojiye bu kadar önem veriyorken Türk seramiğin dünya lideri olacağının heyecanını yaşıyorum. Bu gerçekleştiği zaman sektörün bir neferi olarak kendimizi o liderliğin içinde görmemizin mutluluğunu yaşayacağız. Sektör için her adım atıldı. Bundan sonra ihmal yapılmaması ve yatırımcıların çalışmalarla bizzat ilgilenmesi gerekiyor. Yatırımcıların mutlaka fabrikaya gitmesi gerek. Ben ayın 25 gününü fabrikamızda geçiriyorum.

Seramik üretiminde elzem olan kil sektör daha çok ithal yoluyla ediniyor. Kilin ithal edilmesi sektörü nasıl etkiliyor ve bu sorunun önüne geçilmesi için hangi adımların atılması gerekiliyor?
Bizim reçetelerimizde ithal kil yüzde 7 ile 8 arasındadır. Bunu da birçok fabrika kullanmaz. İhracat yapan fabrikalar ağırlıklı olarak kullanırlar, çünkü ithal kilimiz Ukrayna’dan geliyor. Ukrayna kilini yüzde 7 oranında reçeteye koyabiliyorsunuz. Yüzde 93’ü ise yerli killerle, silis kumu, Afyon kili belli reçetelerden oluşuyor. Bu katma değerin yüzde 90’ı yerli ürünlerden oluşuyor. Bu sebeple Türk seramiğin ihracatta kama değeri çok yüksek bir değerdedir. Biz direk kendi katma değeri olan ürünümüzle üretim yapıyoruz.

Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları kapsamındaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarımızın başında çok sevdiğimiz şefimiz Gü- ven Koç bulunuyor. Kendisinin bağlı olduğu kişide Genel Müdürümüz Hayati Ulukaya. Hayati Bey’in kontrolünde oluşum gerçekleşiyor. Aynı zamanda firmamızın üretim heyeti bulunuyor. Bu komite içerisine bizler de katılıyoruz. Tasarım hazırlandıktan sonra çalışmalar belli bir noktaya geldiğinde o ürünün üretilip üretilmeyeceğinin kararını o zaman veriyoruz. On kişinin yaptığı çalış- malar sonucunda biz ayrıca ürün komitesinin görüşünü de alarak üretim yapıyoruz.

İspanya’nın en önde gelen markalarından Venüs Ceramica markasıyla nasıl bir yol izliyorsunuz?
Ortağımızın ne yaptığını, o ülkedeki ürünün nasıl olduğunu öğrenerek sektörü daha iyi tanımlıyoruz ve kendimizi onla bir rekabete sokuyoruz. Sektör adına bence bize çok büyük bir katkısı var. Bizim gibi sektördeki birçok arkadaşımız bunla ilgili girişimde bulundu.

Yüksel Seramik bir Mutluhan Holding kuruluşudur.
facebookfacebookfacebookinstagram